DOKTOR üyemizin; 44 bedenden 36 BEDENE geçiş süreci

5 Aylık GELİŞEREK DEĞİŞİM serüveni: 22 kilo zayıflama 44 bedenden 36 Bedene geçiş

 “Çıktığınız giyim alışverişinde aynalara bakmak ne güzelmiş!“

11175001_987107227975438_6272047255320891546_n

 

Sıra Tarih Süre Kilo Bel Basen Göğüs
2013 (Başlangıç) 75 kg 106 cm 105 cm 106 cm
   
26.07.2013  . gün 53 kg 79 cm 87 cm 90 cm
             
             
31.07.2013 Son 1 gün

 

         
İlk-Son Kilo ve cm Farkları 22 kg 27 cm 18 cm 16 cm
Toplam Başarı Oranı (V.A. %’ si) 29.33 25.47 17.14 15.09

 

Hedef Kilo : 53  /   Üye Hedeflediği Kiloda.

 

“Vay be! Bana “yeter artık çok zayıfsın” diyorlar. Bu benim için 5 ay önce imkânsızdı.”

Ergenlik döneminden itibaren hayatımın her anında bir şekilde kilolarımla uğraştım. Genelde çok özel diyetler yapmazdım, aç kalarak ve spor yaparak (haftada 3 gün 1’er saat) hedef kilom olmasa da biraz zayıflar, verdiğim zamanın koruma adına yarısı geçmemişken tekrar farkına varmadan eski halime ulaşırdım. Bu şekilde en az 4-5 kez kilo vermişimdir. Sadece tartıya çıkarak takibimi yapardım. Diyetisyene bir kez danışmıştım ama hazırladığı listeyi tüketsem eminim daha da kilo alırdım. İnanılmaz kalorili, sık sık ye, az az ye şeklinde bir öneriydi. Her verdiğim kiloda da etrafımdan “hımm kilo vermişsin, iyi olmuşsun” şeklinde tebrik bile denmeyecek yorumlar alırdım.

Tabi spor yapmadan internette gezinerek tuzağına düştüğüm; lahana kapsulleri, Meksika biberleri, elma kromları kulanırdım. Onlarla kilo bile verememiştim. Metabolizmamın bir yerinde tuhaflık vardı ama neresindeydi… Tabii ki metabolizmam yavaştı, annem-babam OBEZdi, bağırsaklarım yavaş çalışıyordu, benim tipim doğuştan bozuktu. Hatta hiç unutmam benim mücadelem devam ederken annem (yaşamış olduğum stresin farkında) üzüldüğüme üzülerek:

kızım sen böylesin – kabul et, en azından daha fazla kilo almamaya çalış. Mevcut kilonu koru. Yaptığın kilo verme ve ‘şişmanım stresi’ ile birlikte sporu bırakınca sana daha çok kilo aldırıyor. Boş ver aerobiği salonu, çık dışarı yürü “ derdi.

Buna çok bozulur, üzülürdüm. Ne yani ben istediğimi giyemeyecek miydim, hep masada ikramlarda aman kilo alırım yemeyeyim” diyerek, planladığımdan 2 kat fazla yiyip sonra ıstırap çekmeye devam mı edecektim! Arkadaşlarımın, akrabalarımın özel gün ve gecelerinde üzerime yakıştırmadığım için hazırlanamadığımdan, giyimimin eksik kalmasından ve özgüvenimin olmayışından dolayı sosyal ortamlardan kendimi öteleyecek miydim! Hatta daha önemlisi birileri sizi birileriyle tanıştırmak isteyince “aman benim neremi beğenecek” diyerek kaçmaya devam mı edecektim!

Derken… Şubat ayı geldi. Ortalama etrafında döndüğüm optimal kilomun (boyum 158 cm genelde 64-65 kg civarı gezinirim) çok çok üzerine çıkmıştım. Tabi bunu kantitatif olarak değil görsel olarak hissediyordum. Giysilerim olmuyordu, ya da çok çok dar oluyordu, gıdığım şişmiş, yanağımın altından kocaman çıkmıştı. Tartıya çıkmaya korkuyordum ama bir gün cesaretle ve acı hissederek çıktım üzerine. Tamam kilo aldığımı biliyordum ama bu kadar da olamazdı. 76 Kilo olmuştum!

Her kilo alışımın, verme konusundaki arayışlarını başlatmam lazımdı. İşyerimde bir öğleden sonra bakalım zayıflamayla ilgili güncel neler çıkmış diye google’a yazdım. İlk sıradan “vücudun şifresi” sayfasını açtı. Bu da neydi! Resimlere bakıyordum inanamıyordum, yorumlar, hikâyeler bir kaç dakikamı almadı incelemek. O kadar çaresizdim ki artık yavaştan kilo psikolojisi ile birlikte depresif etkiler de göstermeye başlamıştım. Asosyalleştim, kalabalık ortamlara bir bahane uydurarak katılmadım, işimden zevk alamaz hale geldim, daha doğrusu yaşamdan zevk alamıyordum.

Tabi klasik tüm diğer süreçlerimde yaşadığım gibi “bakalım bu nasıl bişeymiş” diye HK Performansın sitesine hemen atladım… (sonra da anladım ki hayatımın en iyi ve başarılı atlayışıydı.) Beni en çok öncesi ve sonrası fotoğraflar etkilemişti. Gerçek olduğunun en somut göstergesiydi algılarım ve inanmam açısından. Hemen kendimle ilgili bilgileri vererek mail gönderdim. Saatler içerisinde bana dönmüşlerdi. Ertesi gün sistemdeydim. Para pul hiç gözümde yoktu. Az mı para harcamıştım sanki daha önce! Bir kez daha denemek en fazla maddi zararım olur diye düşündüm. Hakkında hiç duyumumun ve bilgimin olmadığı sisteme girdim. Hatta o zamanlar tetkik tahlil ve resmi prosedür başvuruları için Rana Hanım ile  görüşüyorduk. Ben yavaştan salonda spora başlamıştım. Sisteme girmeniz ile üyeliğinizin aktifleşmesi yaklaşık 1 haftayı alıyordu. “Napayım diyete başlamalıyım?”demiştim. “Bizde diyet yok efendim herhangi bir kısıtlamaya girmeyelim” dedi. Sporunuzu şu an istediğiniz şekilde yapın, yönlendirileceksiniz bu konuda… Fotoğraf istiyorlardı. “Yaa ben vermesem çekinirim şimdi” dediğim de Rana Hanım “Çekinmeyin öyle bir an gelecek ki siz bize yeni resimlerinizi göndermek için sabırsızlanacaksınız” dedi. “Vay be!” dedim bu kadar iddialılar yani.

Benim mesleğim de öyledir. Siz hastayı görmeden evvel hazırlanma sürecinde asistanınız ilk hastayı davet eder odaya ve ondan aldığı pozitif enerjiyle siz onu karşılarsınız, o da sizi. Yani sistemin “hoş geldin ritüeli” mükemmeldiGüven… Her işin başı güven değil midir ve bunu henüz kapıda başarmıştı HK Performans. Girmiştim sonunu bilmediğim bir yola… Nasıl olacaktı. n’apacaktım kimseyle paylaşamıyordum. Çünkü başarısız olursam herkesin diline pelesenk olacaktım. Bu sırrımı kimseyle paylaşmadım başlangıçta. Çünkü daha önceden de biliyorum ki birilerine diyetteyim, rejim yapıyorum dersem üzerimde acayip baskı hissediyordum. “İşlemleriniz tamam birkaç gün içinde kilobekçiniz online olacaktır” dediler. Nasıl kilobekçisi, kimdi, bu adı nerden ve neye dayanarak bulmuşlardı? N’apacaktık biz kilobekçisiyle. Diyet de yoktu!

Veee… hayatım boyunca unutamayacağım, hayatımın en güzel sabahlarından biri olarak hep  hatırlayacağım kilobekçim ile tanıştığım sabahı. Tanıştık demek doğru mu bilmiyorum hani olur ya birileriyle yeni tanışırsınız da sanki önceden tanıyorsunuz gibi bir duygu olur ya kilobekçimde de tam olarak bunu hissetmiştim. Daha sonradan anlamıştım ki elektrik uyumu, algılama bu işte çok önemliymiş.

Başladık sürece. Başlangıçta teslim olmamın ve Kilobekçimin vermiş olduğu motivasyonla
1 ayın sonunda 10 kilo vermiş, santim santim (o anki hissim metrelerce) incelmeye başlamıştım.

Kimse değil de ben 1 ayda 10 kilo verecektim! Daha önce de 10 kilo vermiştim. 3 ayımı almıştı, açtım ve süreç bitince ızdırabım da bitecekti. Geri almam 1 ay gibi kısa bir süreyi almıştı.

Sisteme ilk girdiğim zamanlarda mesleğim ( dr.) adaptasyonum açısından sıkıntı yaratabilir diye düşündüm. Sonuçta pozitif bilimle uğraşan biriydim, doktordum. Neden ve nasıllarım çok olacaktı. Bu şekilde olursa benim için dezavantaj olacağını düşündüm. Bildiğim her şeyi unuttum. Bana verilen her mesajı ilk kez duyuyormuşum heyecanıyla ve bir teslimiyet duygusuyla sürecime başladım. İlk ayın sonundaki başarımı görünce kilobekçimin de kapsamlı  desteğiyle doğru yolda olduğumu anladım; “hedefe odaklanmıştım” Bundan sonraki kararım“zorlaştırmayacağım” oldu. Bana verilen ödevleri iyi yapar, çizelgelerimi günlük olarak detaylı bir şekilde doldururdum. Çünkü anlamıştım ki ben materyal olarak ne kadar çok şey verirsem, o bana o derece faydalı olacak, beni iyi tanıyacak ve haritamı çizecekti… Sistemin aktifleşme sürecinde okuduğum sayın Halil Kargulu’nun kitabı da hedefe odaklanmamı kolaylaştırmıştı.

İlk zamanlar kilobekçim beni gözlemledi. Hem aktiviteme hem tüketimime hiç müdahale etmedi. Şimdi anlıyorum ki o da beni tanıma sürecindeymiş. Haftada 3 gün salona gidiyordum, benim için süper aktivasyondu. Öğle araları yürüyüşüm konusunda önerileri oldu. Zaten yoğun çalışıyorum 1,5 saat öğle aramda nasıl yürürüm? Sonra akşam salona da gidiyorum bu mümkün değil dedim. Hiç ısrar etmedi ama beni öyle motive etmişti ki öğle araları fırsat bulamayan ben her öğlen hafta sonları dahil dışarıda yürüyüşlere başlamıştım ki; benim spor anlayışım sadece mesai çıkışı salona gitmekti. Dışarıda yürüyüş mü yapılırdı? Yürüdükçe yürüdüm daha çok yürüdüm. Salondan önce yürümeye başladım. Diğer yandan aldığım mikro beslenme desteği “turbo canavarının” etkisiyle enerji fazlalığı yaşıyordum. Aynı Forrest Gump gibi. “koş Forrest koş ” İnsanlara bu aktivitem abartı geliyordu. Bir de bana sorun ne kadar mutluydum, huzurluydum, başarıyordum. Hayatımda hiç bu şekilde bir kısır döngüye girmemiştim. Motive oldukça kilo veriyor, kilo verdikçe motive oluyordum. Kilobekçimin kaçıncı başarılı üyesiydim kim bilir (tüm üyelerinin sayısını bilmiyorum!) ama sanki ilk kez benimle yaşıyor gibi heyecanlı, dinamik, enerji dolu, yaratıcı ve tabi ki candan öteydi. Sorduğum hiçbir soru cevapsız kalmadı, aklımda soru işaretleri olmadan yürümem işimizi kolaylaştırdı. Tabi işin görünen kısmı vücudumdu. Ya diğer kısmı. İçiniz…

Kendinize olan inancınızın, güveninizin artması, hayata olan pozitif bakış açınızın gelişmesi, her şeyden iyi de olsa, kötü de olsa keyif almaya başlamanız ağır gördüğünüz hayatınızı nasıl da kolaylaştırıyordu.

Yalnız ‘gelişerek değişim’ mi? ‘değişerek gelişim’ mi? bunu hala düşünüyorum…

Aylar geçtikçe etrafımdaki insanların inanılmaz güzel yorumları, bakışları da enerji kaynağım olmaya başlamıştı. Önceden kilo vermişsin iyi olmuş diyenler şimdi hayretler ve takdirler içerisinde tebriklerini sunuyorlardı.

Bir nevi bayan Benjamin Button olmuştumDaha genç görünmemin sebebi verdiğim kilolardan değildi sadece, iç enerjimin de dışa yansımasıydı;

“çok değiştin çook “ yorumları artmaya başlamıştı. Ama beni en çok güldüren şey 9 ay boyunca doğuma kadar takip ettiğim gebelerimdi. (kadın doğum dr.) Aylık takiplerde onlar önden büyüyen bebişin de etkisiyle kilo alırlarken, ben her seferinde biraz daha küçülüyor, inceliyordum. Çok yorum yaptılar, merak ettiler. Hatta kapı önünde bekleyen hastalarımın yorumunu asistanım duymuş. “17 kg vermiş dr hanım “ diğer “yok yok canım 20 yi bulmuş” . Genelde millet olarak görüşümüz hasta olunca kilo veririz ya önce her şey yolunda mı diye soruyorlar, sonra tebriklerini iletiyorlardı.

Hatta bu aralar yeter artık çok iyi oldun diyenlerin sayısı da artmıştı. ‘Vay be bana yeter artık çok zayıfsın’ diyorlar. Bu benim için 5 ay önce imkânsızdı.

2 aylık sürecim bitmişti. Ama ben artık hedefe ulaşacağımdan o kadar emindim ki korumayı daha çok merak ediyordum. Vermekten çok korumak hedef haline gelmişti henüz hedefe varmadan ilk 2 ay sonrası 3 ay daha uzattım. Tabi bunda hayatıma giren kilobekçimin etkisi büyük. Her anımı, her düşüncemi, sevincimi, üzüntümü, paradokslarımı paylaşıyordum. Öyle anlar oluyordu ki beni benden daha iyi tanıyor, en ufak, küçük bir eylem ya da hissiyatımı benden çok daha farklı ve olumlu bir boyutta görüyordu. Nihayet 5 ayın sonunda hedefe TAM ulaşmıştık. Ama ben koruma sürecini de görecek 9 ay 10 günümü tamamlayacaktım; yeniden doğuşun fiziğim üzerindeki etkisini görmüş, artık maneviyat kısmına geçmiştik!!!

Şu an tam bu sürecin başındayız. Bitiminde yine paylaşımlarım olacaktır. İnsanın hayatında çok az iyikiler vardır. İyi ki sisteme girmişim (Allaha şükürler olsun ki bunu bana nasip etti). İyi ki kilobekçimle karşılaşmışım. İyi ki bu kadar profesyonel işini bilen ve işin içinde olan Halil Bey’i tanımışım. Bir şişman diyetisyenin inandırıcılığı ne oranda azsa, rekorlar kitabına girecek kadar bu sistemin sağladığı sonuçları önce kendinde deneyen Halil Bey’in inandırıcılığı da o kadar fazladır…

Hayatı farkında yaşamak ne güzelmiş!

Mideniz doldukça acıkan ruhunuzu doyurmak ne güzelmiş!

Hayatınızda bir kilobekçisi, Yol arkadaşı, rehber veya Gelişerek Değişim uzmanınızın olması ne güzelmiş!

Bir müddet zeytin ile başlayan yolculuğunuzun “ben oldum”a gelmesini beklemek ne güzelmiş!

Sabır ile sebat etmek ne güzelmiş!

Çıktığınız giyim alışverişinde aynalara bakmak ne güzelmiş!

Hırsla değil azimle çalışmak, hedefe odaklanmak ne güzelmiş!

İnsanların sizin neyi başardığınızı görüp daha neleri başarabileceğinizi düşünmeleri ne güzelmiş!

Kilobekçisiyle  canınıza can katmak ne güzelmiş!

HAYAT NE GÜZELMİŞ!

Saygı ve Sevgilerimle,

  1. /35/ Doktor

 ALINTI: Bu başarı öyküsü VÜCUDUN ŞİFRESİ sitesinden alıntıdır.
Başarı öyküsünün devamını okumak  için aşağıdaki linke tıklayınız:
http://www.vucudunsifresi.com/tr-tr/yorumlar.asp?RecID=648&TabID=0

1510390_998587976827363_6632957817695507367_n

Açıklama:

Kalıcı, sağlıklı ve hızlı zayıflamak  verdiğiniz  kiloları korumak için, zihinsel değişim ve GELİŞEREK DEĞİŞİM Eğitimleri hepimiz için gereklidir. Dolayısıyla kendine yeteri kadar zaman verebilen her üyemizde %100 başarıyı HK Performans sizlere sunuyor. FARKLI BİR YOL daha olduğunu  bilerek ve güvenerek; tam teslimiyet ve bir miktar çaba ile kapıyı geldiğinizde “DOĞRU KAPIDA, DOĞRU ANAHTARLA” olduğunuzu hissettiğinizde, sizi de BÜYÜK DEĞİŞİMLERİ YAŞAMAYA davet ediyoruz.

Bunun için HK Performans sizleri virüslü düşüncelerden uzaklaştır ve sadece bedeninizi değil ruhunuzu hafifletmeyi sizlere öğretiyor. Zayıflama kamplarının yanı sıra web tabanlı online sistemlerle, kendini güvende hissetmenizi ve ideal kiloya ulaşmanızı sağlar.

HK Performans! ANLATILMAZ YAŞANIR!

HK Performans | www.vucudunsifresi.com www.hk.com.tr

Etiketler: zayıflama kamplarıhızlı zayıflamak, hızlı kilo vermeksağlıklı zayıflamak, hızlı zayıflatan yöntem, hızlı kilo verdiren yöntemobezitemide kelepçesizayıflama kampları, hk performanshalil karguluzayıflama kampları kaç liraideal kilo

 

Reklamlar
Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

  • HK PERFORMANS ZAYIFLAMA KAMPI

  • KALICI ZAYIFLAMA HAKKINDA BİLGİ ALIN!

  • ZAYIFLAMA KAMPINDA KALICI ZAYIFLAMA

  • Zayıflama Kampı

    HK Performans!

  • Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: